Antalya’nın Tarihle Doğayı Buluşturan Antik Kenti: Olympos

Antalya’nın Kemer ilçesinde, Beydağları Sahil Milli Parkı sınırları içerisinde yer alan Olympos Antik Kenti; Likya, Roma ve Bizans dönemlerinden günümüze ulaşan kalıntıları, doğal güzellikleri ve çevresindeki yürüyüş rotalarıyla bölgenin en önemli tarih ve turizm merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Antalya’nın güney kıyılarındaki önemli antik liman kentlerinden biri olan Olympos’un kesin kuruluş tarihi bilinmiyor. Ancak kentin adına MÖ 2’nci yüzyıla tarihlenen sikkelerde rastlanması, yerleşimin antik çağdaki önemini ortaya koyuyor. Olympos, Likya Birliği içerisinde üç oy hakkına sahip önemli kentlerden biri olarak biliniyor.

Tralleis’te 2 Bin Yıllık Mozaikli Salon Ortaya Çıkarıldı
Tralleis’te 2 Bin Yıllık Mozaikli Salon Ortaya Çıkarıldı
İçeriği Görüntüle

Adını, kentin yaklaşık 16 kilometre kuzeyinde bulunan Tahtalı Dağı’ndan aldığı kabul edilen Olympos, tarih boyunca ticari ve stratejik konumuyla dikkat çekti.

Roma Döneminde Önemli Bir Merkeze Dönüştü

Helenistik dönemde gelişen kent, MÖ 78 yılında Roma hâkimiyetine girdi. Bölgenin korsanlardan temizlenmesinin ardından Olympos, Roma döneminde ekonomik ve dini açıdan önemini artırdı.

Olympos yakınlarında bulunan ve günümüzde Yanartaş adıyla bilinen doğal gaz çıkışlarının oluşturduğu sürekli alevler de antik çağlardan itibaren bölgenin efsanelerle anılmasına neden oldu. Kent, Roma ve Bizans dönemlerinde de önemli bir yerleşim ve dini merkez olmayı sürdürdü.

Antik Kentin Kalıntıları Orman İçinde

Olympos’ta günümüze ulaşan yapıların büyük bölümü sık bitki örtüsü içerisinde bulunuyor. Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinden izler taşıyan kalıntılar, denize ulaşan eski nehir yatağının iki tarafında sıralanıyor.

Antik çağda kent merkezinden geçen nehrin iki yakasının liman ve iskele amacıyla kullanıldığı, iki bölümün bir köprüyle birbirine bağlandığı biliniyor. Köprüye ait bazı kalıntılar bugün de görülebiliyor.

Kentte tiyatro, akropol, tapınak kalıntıları ve Bizans dönemine ait dini yapılar ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Özellikle iç bölümlerinde fresk izlerine rastlanan Bizans kilisesi, Olympos’un en dikkat çekici yapıları arasında gösteriliyor.

Marcus Aurelius Döneminden İzler

Antik kentteki önemli kalıntılardan biri de tapınak girişine ait anıtsal kapı. Arkeolojik bulgular, yapının Roma İmparatoru Marcus Aurelius döneminde, MS 2’nci yüzyılda inşa edildiğine işaret ediyor.

Olympos’un en dikkat çekici arkeolojik eserlerinden biri ise Kaptan Eudomus’a ait lahit. Antalya Müzesi tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda ortaya çıkarılan lahit, üzerindeki yazıt ve gemi kabartması nedeniyle denizcilik tarihi açısından da büyük önem taşıyor.

Likya Yolu’nun Önemli Duraklarından

Olympos yalnızca arkeolojik mirasıyla değil, doğa turizmi açısından da dikkat çekiyor. Dünyaca bilinen Likya Yolu’nun bir bölümü Olympos ve çevresinden geçiyor.

Antik kentin doğusunda bulunan Çıralı sahili, doğal yapısı ve Caretta caretta deniz kaplumbağalarının yumurtlama alanlarından biri olması nedeniyle özel bir öneme sahip.

Olympos’un yakınındaki Yanartaş ise kayalık alanlardan çıkan ve uzun yıllardır doğal olarak yanan alevleriyle hem ziyaretçilerin hem de araştırmacıların ilgisini çekiyor.

Tarihi mirası, denizi, doğal yaşamı ve yürüyüş rotalarıyla Olympos, Antalya’nın kültür ve doğa turizmini bir arada sunan en özel noktalarından biri olmayı sürdürüyor.

Olympos ayrıca 2009 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne önerilen “Likya Uygarlığı Antik Kentleri” kapsamında değerlendirilen yerleşimler arasında bulunuyor.

Kaynak: Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

#Antalya #Olympos #Likya #Kemer #KültürTurizmi